16 Kasım 2018 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Muhammet İSPİRLİ > Ak Parti ile artılar-eksiler
Muhammet İSPİRLİ

Ak Parti ile artılar-eksiler

14.10.2014 16:18 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Muhammet İSPİRLİ

Kısa bir gözlem ve yerinde tespitler...
Arkadaşım, akrabam, değerli dostum Prof. Dr. İrfan Aksu'nun babası, Ağabeyim, ENER Başkanı ve alo25'in kıymetli yazarlarından Vahdet Nafiz Aksu'nun amcası Cevdet Aksu'nun cenaze namazına yetişmek üzere kardeşim Hanifi Bey ile birlikte benim araçla yola çıktık.

Annemin köyü, Rizekent (eski adı İrize)?

Merkeze 60 km.

Hayvancılığın yapıldığı, küçükbaş hayvandan günümüzde eser kalmayan, sarp yamaçlarda küçük tarım arazilerinden elde edilen gelire ek olarak gurbet ellerde çalışılarak kışlık samanın güz aylarında alındığı, şirin bir dağ köyü?



Yazı, kışı, sonbaharı farklı güzelliklerle yansıtan ağaç ve orman varlığı oldukça zengin bir köy.

Ehil inşaat ustalarının yetiştiği bu köy yıllardır nitelikli göç veriyor. Daha çok Adapazarı ve Bursa'ya...

Eskiden Ilıca'ya bağlı İspir yol ayrımına kadar yolu asfalt, şimdilerde Aziziye'ye bağlı köy dibine kadar kaymak gibi duble yola sahip artık?

Baba köyü Eğerti ile Rizekent arasında yol yapım çalışmaları devam ettiği endişesiyle biraz opsiyonlu çıktık Erzurum'dan ve yine de vakitlice yetiştik öğlen namazına.

Allah rahmet eylesin! Rahmetlinin pek de seveni ve cemaati vardı bizler gibi Erzurum'dan?

Çok sayıda araç köy içine kadar rahat girememiş, köy girişinde sağlı sollu park etmişlerdi.

Yöredeki pek çok köyde olduğu gibi, alt yapıdaki yetersizlik her halinden belli oluyordu bizim İrize'nin?

Uzun yıllar Demokrat Parti ve Adalet Partisi'nden başka oy çıkmayan İrize, son yıllarda 2-3 MHP da Ak Parti'nin küçük hikâyelerindeki kalelerinden biri?

Köydeki görevimizi tamamlayıp Hanifi Bey'le dönüşe geçtiğimizde, köy girişinden uzun yıllar "Boğaz" diye tanımlanan İspir yol ayrımına kadarki 5 km'lik bölümde yapılan duble yolda daha bir genişletme çalışmasına tanık olduk.

Bir kare fotoğraf aldım?



Çocukluğumun sık ziyaretlerle geçtiği ve çok güzel anılarım olan bu köye gelişte, İspir arabalarının yolcuları Boğaz'da bırakmalarını, un, şeker, tuz, gazyağı gibi temel ihtiyaçların buradan öküz arabalarına (kağnı) yüklenip yazın mızıldayan keyifli maran sesleriyle, kışın ise dondurucu soğukta hayli zahmetli bir şekilde köye taşındığı film şeridi gibi geldi gözüme...

Ve Hanifi Bey ile paylaştım; "Buradaki daracık yolda öyle zaman olurdu ki, iki öküz arabası bile yanyana sığmazdı?"

Şimdi ise yol duble ve kaymak gibi?

Ancak köyün ortasından açıkta geçen, bir zamanlar kenarında kıyısında kap kaçağın yıkanmasına rağmen berrak ve coşkulu akan, çocukluğumuzda suyunda çimdiğimiz (yüzdüğümüz) çay, şimdi maalesef köyün kanalizasyon atık suyu ile akıyor.

Köydekilerin büyük bir kısmı batıya göç etmiş. Yaklaşık 100 haneden 45 haneye düşmüş.

Kalanlara destekle evler betonarme olmaya, damların yerini çatılar almaya başlamış...

Serçeme deresini geçerken Eğerti, Eskipolat derken Yoncalık köyünde yol üzerinde yeni yeni oluşan barakalardaki salgam satıcılarına durduk.

Küçük filelere 6'şar kg halinde temiz ve düzgün şekilde ambalajlayarak 10 TL'der satışa sundukları beyaz şalgam, anneme götüreceğim çortutu turşusu ve kışın da pancarı için en güzel hediye idi.

Çok hoşuma gitmişti bu pazarlama tekniği. Zira güneye tatile gidenler çok iyi bilir, Toros dağlarında yol üstünde satılan mis gibi kokan kekik ve diğer yöresel ürünleri. Hakeza İç Anadolu'da ya da İzmir'den İstanbul'a yol üstünde satılan ürünleri pek çoğumuz bilir.

Erzurum'da Hasankale'de yol üzerinde satılan patatesi, lahanayı, salatalığı... Yine Tortum-Oltu ya da Olur yol güzergahlarında satılan dut, elma, kiraz hele de domatesin tadı bir başka oluyor.

Erzurum Ziraat mühendisleri Odası'nın okumuş bilirkişileri bu detayları pek bilmez ama, bu barakalar civar köylere ciddi bir ekmek teknesidir...

Lafı uzatmayalım çünkü konu detaylarıyla bizi bir yerlere götürecek...

Yoncalık'ta yol üzerinden şalgamı aldığım satıcı, sipariş üzerine çortutu da (beyaz şalgamın ince dilimlenmiş hali - Erzurumlu hanımlar için özel maharet ister) pazarladığını söyledi. Yakın zamanda güzel bir ambalajla görmek dileğiyle Erzurum'a devam ettik.

Konu bu güzergahtaki sosyolojik olgu aslında...

Bu amaçla Ak Parti'den Aziziye ilçesine belediye başkanlığı için aday adayı olmuştum ama aday olamadan görevimize geri döndük.

Hanifi Bey, en son haziran ayında Ovit'e gittiği için, Erzurum'u Rize'ye Karadeniz'i Diyarbakır'a bağlayacak bu yol ve tünel için Ak Parti'nin artılarını paylaştık.



MİLLETVEKİLİNDEN SON DERECE DÜRÜST VE ANLAMLI ÇALIŞMA

Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, uzun bir süredir gecesini gündüzüne katarak sadece Erzurum için değil, Doğu Anadolu için yaptığı bir analizi bizimle paylaşmıştı ofisimizi bayram ziyaretinde.



Başbakan Davutoğlu'na sunduğu raporu, talebim üzerine bana da gönderdi.

Yavilioğlu, çalışmasında Ak Parti iktidarının olumlu çalışmalarını rakamlarla belirlerken, özellikle ekonomik ve sosyolojik anlamda gözden kaçanları ya da ihmal edilenleri tek tek belirlemiş.

Yavilioğlu, başkaları gibi Kargapazar, Alma dağlarından hamaset duygularla selam getirmeyip, oturmuş çok ciddi bir çalışma yapmış ve bir yerlerde "kral çıplak" demiş...

Bu dürüstlüğü alkışlamak gerekiyor.

Eğer eksiler görülmez hep artılarla hareket edilirse, yarın yapılacak planlar kendilerini de yanıltır.

Bölge için ne diyor Yavilioğlu?

Kamu Yatırımlarında, yani eğitim, sağlık, bölünmüş yol ve sosyal yardımlarda;

Yatırım Teşviklerinde, Turizmde önemli artışlar var.

Gelir Dağılımında daha adil paylaşıma gidildiğini, bölgede yoksulluğun azaldığını rakamlarla ifade etmiş.

Bölge illerine kayıtlı nüfusun 5,4 milyonunun bölgede, 5,8 milyonun ise bölge dışında ikamet ettiğine vurgu yapan Yavilioğlu, nitelikli göçün kendisiyle birlikte sermayeyi de götürdüğünü anlatmış.

Yavililioğlu, özellikle Kars, Erzurum ve Ağrı'da donlu ve karlı kış aylarının uzun sürmesiyle inşaat yapımı gibi işlerin çalışma süresinin kısalığını, buna paralel ihale süreçlerinin bir sonraki yıla sarktığına dikkat çekmiş.

Rapordan önemli bulduğum bir paragrafı aynen aktarıyorum:

"4. Bölge, ülke ile aynı hızda kalkınmakta, fakat ölçek ekonomileri nedeniyle gelişmiş bölgeler ile gelişmişlik makası giderek açılmaktadır. Mesela; Ülkede %10 büyüme yaşandığında; 100 TL sermayesi olan Marmara Bölgesinin büyüme sonrası sermayesi 110 TL'ye yükselirken, 10 TL sermayesi olan Doğu Anadolu Bölgesinin sermayesi ise sadece 11 TL'ye yükselebilmektedir. Dolayısıyla, aynı oranda büyüseler dahi iki bölge arasındaki gelişmişlik farkı giderek büyümektedir."

Temel sorunlar belli, peki gelişmeyi yavaşlatan faktörler neler?

Analize göre, KOBİ'lerde fazla desteğe ihtiyaç duyuluyor.

Kredilerin risk priminin üstlenilmesi, alınan teminat bedellerinin düşük tutulmasına ilaveten, Doğu Anadolu için mutlaka ama mutlaka vergi indirimine gidilmesi ve yatırımcıların bölgeye teşvik edilmesi gerekiyor.

Yavilioğlu, çok özel bir konuya da parmak basmış; Kamu Anlayışı...

Merkezi kuruluşların taşra teşkilatının nitelikli personel için cazip hale getirilmesine yönelik kamu personel rejiminin yeniden düzenlenmesine dikkat çeken Yavilioğlu, bölgenin, özlük hakları iyileştirilerek kamu personeli için daha cazip hale getirileceğine vurgu yapıyor.

Yavilioğlu, TÜİK verilerine göre, ülke genelinde sanayi sektöründe istihdam edilen kişi sayısının 6,5 milyon iken, Doğu Anadolu Bölgesi'nde bu sayının 275 bin kişi olduğu gerçeğiyle bölgedeki Organize Sanayi kuruluşlarının hantallığına işaret ediyor.

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.