kolpa
11 Aralık 2017 Pazartesi
Anasayfa > Yazarlar > Hakan AKBABA > Başladığımız yere gerimi döndük.
Hakan AKBABA

Başladığımız yere gerimi döndük.

01.06.2017 15:35:06 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Hakan AKBABA

Bir memlekete, ufuk açacak fikir adamları değil de, fitne-fesattan nemalanan, kamu hakkını hiçe sayarak ona buna hadsizce ayar vermeye kalkışan tipler damgasını vuruyor, gündemini ve hattı harekâtını belirliyorsa demek ki orada ayar verilmesi gecikmiş bir kitle bulunmaktadır.

Hayat temel varoluşsal değerleri aşındıran çıkar çatışmalarının, karakter suikastlarının normalleştiği iktidar kavgalarının arenası hâline geldi.

Yaklaşık bir asırdır yaşadığımız, anlaşmazlığın hükmünü icra ettiği acıklı hikâyemiz, komediye dönüşen tehlikeli bir görünüm arzediyor.

Çorak bir ülkeyi andırıyor Türkiye.

Toprak verimli ama ülke çorak: Türkiye'nin trajedisini özlü bir şekilde özetleyebilecek cümle bu.


Türkiye son 15 yıl haricinde, toplumun İslâmî ruh köklerini, hafızasını, birikimini sıfırlama aymazlığı gösterdi.

Bu, Türkiye'nin tehlikeli sularda yüzmeye kalkışması ve kendi kuyusunu kazması demekti.

Türkiye, ruh köklerini yitiriyor, böylelikle varoluşsal intiharın eşliğine sürükleniyordu...

Oysa bu toplumun varlık nedeni İslâm'dı.

Bu toplumun tarih yapmasını, tarihin akışını değiştiren bir yolculuğa soyunmasını mümkün kılan yegâne münbit kaynak Türk İslam Birliği idi.

Sadece dedikodu yapan, fitne-fesattan nemalanan, bu ülkenin bin yıllık İslâmî birikiminin çilekeş temsilcilerini tasfiye çağrıları yapan kişilerin ülkenin gidişatını şekillendirmeye kalkışmaları, bizi büyük çıkmaz sokakların eşiğine sürükler...

Türkiye'nin, hem ülkemizin hem de coğrafyamızın önünü açabilecek uzun soluklu bir medeniyet yolculuğuna soyunabilmesi, fikir, oluş ve varoluş çilesi çeken, bu dünyada yaşayan ama bu dünyayı yaşamayan, çağrısı çağını kuracak İslâmî entelektüel omurgayı harekete geçirebilmesinden geçer.

Türkiye'nin gelecek 10 yılda 100 yılın tohumlarını dedikoducu, fitne-fesatçı, önüne geleni tasfiye etme kavgası vererek asıl varoluşsal gündemimizden bizi uzaklaştıran bu sığ kişiler değil, bu ülkenin İslâmî entelektüel omurgasını oluşturan, ülkenin, bölgenin ve dünyanın sorunlarını derinlemesine kavrayan, insanlığın yükünü omuzlarında hisseden, hakikat'ten süt emen, fikir, oluş ve varoluş çilesi çeken fedakâr, vefakâr ve cefakâr öncü kuşaklar, önalacak, önümüzü açacak tek derdi hakikat olan hakikat adamları ekebilir yalnızca.

Etiketler : hakan akbaba
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.