palandöken
23 Nisan 2018 Pazartesi
Anasayfa > Roportajlar > Bir olalım diri olalım
Bir olalım diri olalım

Bir olalım diri olalım

27.10.2015 11:06 12 14 16 18 yazdır
Beğeneceğinizi umduğumuz bu hafta ki yazımızda Ak Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ile yaptığımız söyleşiyi sizlere yayınlıyoruz.

SAHAPSIZ MEMLEKETİN SAHAPLI VEKİLLERİ

Yazmayacağım diye ısrar ettim?

Serde halkın tercümanı olmak varken, hele de gazeteci iseniz yazmadan duramıyorsunuz?

 

Aras Elektrik dağıtım firmasının bitmek bilmeyen enerji kesintilerinden kaynaklı eşyalarınızın arızalanması, bu da yetmemiş gibi zırt pırt faturanızı ödemediğinizi gerekçe gösterip kesme bağlama bedelleriyle ile köşeyi dönmeye çalışması mı?

 

"Sahapsız memleket gardaş" diye başlayan sözlerle devam eden bu şikayetleri sıralamak mümkün?

Yaza yaza bıkmazsınız?

Gazeteci iseniz yazsanız da altında bir çapanoğlu arayan mutlaka çıkar?

 

Öyle ya menfaatleri üzerine dünyayı kuranlar başkalarının da menfaatçi olduğunu düşünürler elbette?

Sahapsız ki hem de ne sahapsız?

1 Kasım seçimlerinin arifesindeyiz...

 

Şimdiler de milletvekili adaylarının her köşesinde yeni kişiler türedi?

 

Öyle ya aksakçılar, şakşakçılar, Aydıncılar, Karacılar, Taşkesenler, Başkesenler nice nice niceleri?

 

Her fırsatta Milli Görüşçü olduğunu söyleyip Ak Partiyi karalama niyetinde olanlar ne var ki üç beş kuruşun getireceği bolluk ile iktidar partisinin kuyruk mekanizması haline gelmişler?

Vekillik zor zanaat?

 

Öyle ya etrafınızda ki insanları çok iyi tanıyamıyorsunuz?

Gülen gözlerin ardında kem düşünceleri ayırt etmenin zorluğunu anlamak güç değildir şüphesiz?

 

Hele bir de Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin en uzun ömürlü iktidarına mensup bir milletvekili iseniz işiniz oldukça zor?

 

Milletvekilliği mesleğini her şeyin bir anda çözüleceği bir konum olarak gören istedikleri gerçekleşmediğinde ise maaşından yaşam şartlarına kadar kendi vekilini yerenleri hepimiz biliriz?

 

Zaman zaman belki de bizlerde aynı düşünceleri paylaştığımız zafiyetler yaşamışızdır?

 

1 Kasım seçimlerinin neler getireceği neler götüreceğini önceden kestirmek zor olsa da bu milletin vekili olmanın zorluklarının yine aynı kalacağından hiç şüpheniz olmasın?

 

Hasılı şudur ki bu memleketin 13 yıldır devam eden ve en az 2023 yılına kadar devam etmesi gereken istikrara ihtiyacının olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim?

Siyasi görüşlerin ne olursa olsun mutlak surette istikrarın hedefte olması gerekiyor?

 

1 Kasım sabahı hiçbir bahaneye sığınmadan herkesin sandıkta tercihini kullanırken koalisyon iktidarlarının bu ülkeye götürülerini çok iyi analiz edip istikrarın getirilerini görmezden gelmemeleri artık vatana ödenmesi borçtur kanaatindeyim?

 

 

 

 

 

 

 

Bir olalım diri olalım

Sevgili okurlarımız 'PORTRELER' başlıklı yazı dizimizle yine sizlerle birlikteyiz. A'dan Z'ye farklı sektörlerden konu ve konuklarımızla yıllardır sizlerin beğenisine mazhar olmanın mutluluğu içindeyiz. Beğeneceğinizi umduğumuz bu hafta ki yazımızda Ak Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ile yaptığımız söyleşiyi sizlere yayınlıyoruz.

Ak Parti Erzurum Milletvekili ve 26. Dönem Milletvekili adayı Taşkesenlioğlu, şehrin birbirine kenetlenmesi gerektiği konusundaki sözleri dikkat çekti. Ak Parti'nin geçmiş yıllarda Erzurum'da kırdığı rekoru 1 Kasım'da tekrarlayabilecek kapasitede olduğuna dikkat çeken Taşkesenlioğlu, "Hepimiz  daha iyi istihdam olanaklarına erişme, daha gelişmiş bir şehir istiyoruz. Ama Erzurum'un ayakları, elleri yok. Bir vücut değil. Erzurum'da yaşayan 758 bin insan olarak tek parça haline gelmeliyiz. Bunun için kendi değerlerimize, kendi gücümüze inanmamız gerek. Ak Parti'ye sahip çıkmamız gerek" dedi.

Seçimler öncesinde yoğun bir tempo ile çalışıyorsunuz. Gece gündüz demeden yaptığınız gezilerde ne gibi zorluklar yaşadınız?

Çalışma şartlarımız dışarıdan oldukça rahat görünebilir. Milletvekili ne yapıyor ki diyen insanlar biliyorum. Aksine bu iş çok zor ve meşakkatli. Mesela ben yirmi gündür haftada en az üç dört defa gece hastaneye gidiyorum serum alıyorum ve sabah yine aynı tempoda devam ediyorum. Bu işin saati günü yok.

SELAHATTİN EYYUBİ'NİN YOLUNDAN GİDİYORUM

Neden siyaseti tercih ettiniz?

Ben gençlerle sohbet ederken onlara da söylerdim. Rahmetlik babamın yanına çok fazla siyasi gidip gelirdi. Ama bunlar bir siyasi sohbet için değil. Genelde oturup dinginleşmek, deneyim sahibi olmak içindi. O zaman şunu görüyordum. Evet ülkeyi birileri yönetiyor da doğru mu yoksa yanlış mı yönetiyor bu soruya bir türlü cevap verilemezdi. Çocuk aklımla bunları düşünürdüm. Ama bir şeylerin yanlış gittiğine dair inanışlarda vardı. 86-87 İstanbul'da ilk defa başörtüsü eylemleri başladığında biz büyük ablam ile beraber bu eylemlere katılmaya giderdik. Yani birileri okuyamıyor. Ben 10 yaşındaydım o zaman onlara destek olmaya gidiyoruz. Aslında belki bu tarz durumların içerisinde şekilleniyorsunuz farkına varmadan. Sizde onların o mücadeleleri içinde yer alıyorsunuz. Ben de o dönemler gerek annemin yemekleri ile gerekse eylemlere katılarak destek oldum. Sonra okuduğumuz kitaplar ve yaşadığımız olaylar neticesinde yaşadığınız toplumun değişmesine inanıyorsunuz. Ancak adını koyamıyorsunuz. Bir süre sonra bir şeylerin değişmesi lazım diye düşünüyorsunuz. Bunu nasıl yapacaksınız. Bunu geçmişte ki figürlere bakarak aklımda tasvir ettim. Mesela ilk defa 1991 yılında Selahaddin Eyyubi'nin hayatını okuduğumda bende onun gibi olacağım demiştim. Neden olmasın insan istedikten ve inandıktan sonra hiç bir şey imkansız değil. 1992 yılında şuan ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan il başkanıydı. Bende gençlik kollarında görevliydim. Artık bu işin içinde hareket ediyor ve seçimlere hazırlanıyorduk. O dönemde aynı zamanda üniversite okuyorum Bursa'da. Sürekli gidip geliyorum tabi ki. Samimiyetle söyleyebilirim ki üniversitenin üçüncü sınıfını dışardan okumuş gibi oldum. Gidemiyordum çünkü. Hazırlık içerisindeydik. O an anladım artık bu işin içindeyim diye. Siyaset herkesin karakterine uygun olmayabilir. Bakınca siyaset benim karakterime uygun. Ben kendimi öyle görüyorum. Rahatlıkla söyleyebilirim Allah için edilen hareketin sonucu hayırlı oluyor. Bizde Refah'ta Allah için her adımımızı atıyorduk ve bundan güç alıyoduk. Yani birinin partimize üye olması bizim için birinin müslüman olması gibi bir şeydi. Üye sayımızın artması, emeklerimizin meyve vermesi ve sonunda 94 zaferini yaşayınca insan diyor bu kadar emek boşa gitmedi diye.

FİNANSMAN ALANINDA ÇALIŞMALARIM OLDU

Şecerenizde en çok yerel yönetimlerde görev aldığınız dikkatlerden kaçmıyor. Yerel yönetimlerde yer almak yerine neden meclisi tercih ettiniz?

Benim yerel yönetimlerde çalışmam projelerin ağırlığındaydı. Belediyelerde yaptığımız projeler ile yurtdışında gerçekleştirdiğim çalışmalar çok farklı. Daha önce Zeytinburnu Belediyesinde başkan danışmanlığı yaptı. O bir ihtiyaçtı ve benim yaptığım danışmanlık daha çok uluslararası finansman alanındaydı. Yani kendi mesleğimi o örgütlerin ihtiyacı doğrultusunda şekillendirmiştim. 2005 yılında Avrupa Birliği finans yönünden ülkemize destek verdi. Bu duruma ekonomik açıdan bakmak bence çok gereksiz. Bunu yanlış buluyorum. O dönemde finans yönünde çalışmalarım oldu. 2009 ve 2014 yılları arasında bir belediye başkanı adayı gibi çalıştım. Günlerce evime gitmedim hatta.

KADINLARIMIZ İŞ AŞ İSTİYOR

Erzurum kadını sizce ne istiyor, beklentileri nedir?

Erzurum kadınlarının temel isteği istihdama erişim ve bu olanakların arttırılması. Ve şehirde yeni iş olanaklarının oluşturulması diyebilirim. Daha iyi bir çevresel duyarlılığı gelişmiş bir kent yaşamı isteniyor. Bu istekler şehir merkezinde değil de daha çok ilçelerde görülüyor. Çünkü oradaki bayanlar şehirleşmiş, temiz ve daha düzgün alanlarda yaşamayı istiyor. Aslında arzu edilenler çok büyük rüyalar, istekler değil. Ama belki bunu batıdaki başka bir hanımın isteği karşılaştırırsanız orada belki trafik problemi yada başka birşey istenecek. Bizim bölgemizde çok farklı dilekler var. Yani Erzurumlu bayanlar diyor ki; "dışarı çıktığımda kapımın önü temiz olsun. Bende şehirli bir bayan gibi altyapı, üstyapı ve diğer şartların uygun olduğu bir yerde yaşamak istiyorum. En azından yaşadığım çevremin problemleri bitmiş olsun. İyi kötü bir okulum, sağlık ocağım yani bir takım temel hizmetleri evimin yakınında alabileyim. Ama en önemlisi istihdam sorununu çözmüş olayım." Erzurum şehir merkezinde bayanların isteği ise genel olarak istihdam. Erzurum biliyorsunuz genç bir nüfusa sahip. Dolayısıyla bu genç nüfusun daha iyi istihdam istekleri gayet normal. Sizden de bu noktada talepler oluyor. Bunu yazmak ne kadar doğru bilmiyorum ama bizim Türk mantalitesinde sanki devlet işinizi verir. Yani evi de devlet verir. Hatta evlenirken bile devlet destek olur düşüncesi var. Ak Parti'nin seçim beyannamesi aslında bunun üzerine kurulu. Aşımı, işimi, eşimi devlet versin düşüncesi var. Ben hayatım boyunca devletçi olmadım. Evet iyi bir işim olsun ama özel sektörde niye olmasın. O yüzden girişimci oldum. Gittiğim yerlerde gençlere söylüyorum sürekli. İlla ki memur olacaksınız diye bir kaide yok. Kalıplaşmış işleri yapma diyorum. İş garantisi diye bir şey yok ki. Rızkı veren Allah. Hiçbir şeyin garantisi yok. Köylere gittiğimizde çok farklı durumlar ile karşılaşıyoruz. Evet bayanlar daha çok iş üzerine isteklerde bulunuyor. Özellikle çocuklarının istihdam edilmesini talep ediyorlar. Oğluma kızıma belediyede iş ayarla diyenler oluyor. Bu çok yanlış aslında. Ancak onlarında kendilerine göre haklı yanları var. Özel sektör malumunuz biraz sıkıntılı. Ancak istihdam üzerine yapılan istekler haricinde erkek vatandaşlarında doğal olarak talepleri oluyor. Mesela su, baraj, elektrik, yol yapımı gibi temel istekler geliyor. Pek tabi ki bunları sağlamak devletin, bizim görevimiz. Hatırlarsınız Dallas dizisi vardı. Orada bir üretim, çiftlik hayatı söz konusuydu. Bunu orta yaş insanlar iyi bilir. Günümüzde ne yazık ki topraktan, çiftçilikten bir kopuş söz konusu. Ben buna çok karşıyım. Örnek verdiğim filmi hepimiz izlerdik. Ne yazık ki oradaki üretimi örnek alamadık. O aile hayatı, belki ilişkiler, belki Amerikanizm, petrol kötü örnek oldu insanlara. Ancak aynı zamanda bir üretimde devam ediyordu aynı anda. Film çiftlik hayatı üzerine kuruluydu. Biz iyi şeyleri örnek alamadık. Hiç birini üzerimize alınmamışız.

HAYAT ŞARTLARININ İYİLEŞMESİ VE STANDARTLARIN ARTMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ

Zehra Taşkesenlioğlu meclise ikinci defa geldiği zaman en çok dile getireceği hususlar ne olacak?

Ben şuna inanıyorum. Erzurum'un çok acil olarak bir kalkınma hamlesine geçmesi lazım. Bu kalkınma hamlesi de gençlerin, kadınların ve köylerde yaşayan vatandaşlarımızın hayat standartlarının yükseltilmesi ile mümkün olacaktır. Bunun için benim ısrar ile üzerinde duracağım konulardan biri kadınların girişimcilik kapasitelerinin ortaya çıkarılması, hem ev eksenli çalışmaların sağlamak yada bu yönde imkanlar verilmesidir.  Seçim beyannamesinde olan kadınlara yönelik girişim desteklemelerinin Erzurum'da aktif olarak kullanılmasını temenni ediyorum. Bugün hiç kimse elli bin lira destek hibe vermez. Bizim seçim beyannamemizde bunlar hep var. Babanız muhtar, başkan bile olsa bu rakamları vermez. Yani sonucunu bilemediğiniz bir şey. Ticaret kağıda yazılan ile bir olamayabiliyor. Ama devlet diyor ki kağıtta doğru yaz, bu işi de doğru yap ben sana melek yatırımcın olayım. Devlet bu verdiği desteklemelerin özellikle Erzurum'da çok iyi şekilde değerlendirilmesi lazım.

Kadınlara yönelik ne gibi projeleriniz var?

Bu konuyu TANAP VE DAP ile görüştüm. Erzurum'da kadın iş girişim merkezi kurma niyetim var. Bu özellikle batılı ülkelerde çok yaygındır. Biliyorsunuz erkeklerin ekonomik olanaklara ulaşması kadınlara göre daha kolaydır. Hele bizim gibi toplumlarda daha da kolaydır. Dolayısıyla bu iş girişim geliştirme merkezinde kendi işini kurmak isteyen hanımefendilerin hem ofis imkanları bulabilcekleri belirli sürelerde sınırsız bir ofis değilde işini büyüteceği zamana kadar iki üç sene mesela. Burada mali, finans, pazarlama ve diğer mevzuatlara kadar  bir takım danışmanlık faaliyetlerini sağlamak gerekiyor. Nasıl devam ettirecek, nasıl yapacak bu  konular hakkında desteklemek yapılacak. Ben ilk ticarete başladığım zaman keşke destek alsaydım fikir sorsaydım dediğim çok zamanlar oldu.  Bir şekilde illa ki yanlışınız oluyor. Sözleşmeyi bile doğru düzenlemeniz lazım.

BEN VATANDAŞIN AYAĞINA GİDERİM?

Seçmenin size daha kolay ulaşabilmesi için bir ofis düşünüyor musunuz?

Bu soruyu daha öncede soranlar olmuştu. Benim kişisel kanaatimce Erzurum'da bir iletişim noktasının olması lazım. Ama şuna geliyorum zaten. Siz sürekli vatandaşınız içindeyseniz onların size ulaşması, erişmesi daha kolay. Bir ofis olduğunda nihayetinde seçmen Ankara'yı da istiyor. Ankara'da sizinle görüşmek istiyor. Yerel ofisin bir takım avantajları var. Şuan hem konakladığım hem ofis gibi kullandığım bir yerim var. Dolayısıyla orda da vatandaş ile görüşme imkanım olacak. Ben aslında şunu istiyorum. Bir yerde oturup vatandaşın bana gelmesinden ziyade ben onların yanına gitmiş olayım.

AĞABEYİMDEN DESTEK İSTEMEM İSTESEMDE VERMEZ?

Ali Fuat Bey'den destek görüyor musunuz?

Ali Fuat Bey ile aramızda bir maneviyat var. Bir abiden çok baba nezareti ile bana yaklaşmıştır daima. Ben geçmişte partim ile uğraşırken Ali Fuat Bey bankacılık ile uğraşıyordu. Allah şahittir ben işlerimi yaparken asla Ali Fuat Bey'i bu işlere karıştırmadım. Çünkü bir insan onuru ile yaşar onuru ile ölür. Para işi insanı her an sıkıntılara sokacak bir iştir. Pasinler'de Halkbank'ın şubesi açıldığında ben varmıydım? Yoktum. Ali Fuat Bey yaşadığı, doğduğu, ekmeğin yediği topraklara bağlılığını ve sadakatini bu şekilde gösteriyor. Erzurum'a destek oluyor. Banka dediğiniz şey milyonlar insanın parasını yönetmek demektir. Sizde bu kadar önemli bir görevi yapan bir kişiden rahatlıkla bir şey isteyemezsiniz. Cebinden isteyebilirsiniz ama bankadan isteyemezsiniz. Kaldı ki bu bir kamu bankası ve uluslararası standartları yakalamış bir banka. Mesela esnaftan geliyor bize kredi ile ilgili. Net söylediğim birşey var. Ben kredi işine girmem boynumu da kesseniz girmem. Biraz abes karşılıyorlar bunu ama. Personel alımlarında mesela insanlar geliyor özellikle Halkbankası'na girmek çalışmak istiyorum diyor. Soruyorum neden diğerleri değil diye. Ya onun imkanları aynı değil. Aslında hepsi hemen hemen aynı. Diyorlar siz bir telefon ile girseniz. Eee oraya sınav ile girecek olan insana haksızlık olmayacak mı bu? Bankaların personel alım yönetmelikleri belli. Ben bunu yaparsam adaleti nasıl savunacağım. Ak Parti olarak adaleti hakkı hukuku savunuyoruz. Bu davranış ile bunlara ters düşmüş olmazmıyım. Sınav var girersin 65 - 70 puanı alın. Bana doğru referanslar ile gelin. Çünkü sizi tanıyamam.

TAŞKESENLİOĞLU AİLESİNİN ADINI KORUMAYA ÇALIŞIYORUM

Taşkesenlioğulları'ndan 3 aday vardı. Sonuç olarak sizde karar kılındı. İlk etapta İstanbul'u tercih etmiştiniz. Erzurum size süpriz oldu mu?

Evet benim hem amcamın oğlu hem de halamın oğlu müracaat etmişlerdi. Bizim ailede bu siyasi bir rakipliğe dönüşmedi.  Çünkü hepimiz ben en azından ömrümün yüzde ellisini bu yolda geçirmiştim. Siyasete sırf ha ben yetiştim artık piştim milletvekili olmam gerek düşünce ile girmedim. Benim halamın oğlu da siyasette Ak Parti kurulduğu ilk günden beri il yönetiminde çalışmış hizmetler vermiş birisidir. Geçmiş dönemlerde antidemokratik durumlar ile karşı karşıya bile kaldık. Babam askerlik yaparken amcam ceza almış birisi. Bu zorlukları geçirmiş bir ailesiniz. Gördüğümüz terbiye ahlak kendi adımıza, ailemize seçildiğimiz üzerine değildir. Taşkesenlioğlu adıyla hareket ediyorum. Evet ben aday adayı olduğumda Erzurum'u tercih etmemiştim. Burada yaşamadığım için tercih etmemiştim. Şöyle bir şey de yapamazdım. Erzurum'da yaşamıyorum oraya gitmem. Böyle birşey mümkün değildir. Genel merkez il bazında yaptığı analizlerde buna karar verdi. Bizi de uygun gördüler ve buradayım.

6-0'A YÜREKTEN İNANIYORUM

1 Kasım öngörünüz nedir? 2 Kasım'da ne olacak sizce?

Erzurum geçmiş seçimlerde hatırlarsanız rekor kırmış bir şehir. Yüzde 75 ile Ak Parti buradan tek başına galip çıktı. 2002'de adaylar pek çok şey anlatabilirdi. Ancak yaptıklarını anlatamazdı. İşte Recep Tayyip Erdoğan'ın oluşturduğu çok önemli bir rüzgar vardı. Mazlumluğundan, idealimizden, dik duruşundan kaynaklanan bir imaj vardı. Ve hepimiz o imajın arkasından gittik. Erzurum o dönem o imkana inandığı için 7 tane milletvekilini Ak Partiye hediye etti. Bu kolay bir şey değil. Yedide sıfır bu çok önemli bir olaydı. Günümüzde bakılınca Erzurum'da Ak Parti yine galip. Erzurum isterse altıda sıfır yine olur. Bu anlamda "altıda sıfır olacağına inanırmısınız" diye sorarsanız buna yürekten inanırım. Hatırlarsınız koalisyon döneminde yaşanan bir takım sıkıntılar ve ülkenin durumunu. Bu sorunların tekrar baş göstermemesi için Ak Parti'nin Erzurum'dan altıda sıfır ile çıkması gerek.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Şunu arzu ederim. Hepimiz  daha iyi istihdam olanaklarına erişme, daha gelişmiş bir şehir istiyoruz. Ama Erzurum ayakları yok elleri yok. Bir vücut değil. Erzurum'da yaşayan 758 bin insan olarak tek parça haline gelmeliyiz. Bunun için kendi değerlerimize, kendi gücümüze inanmamız gerek. Erzurumlu Erzurum'a sahip çıkarsa istenilen başarı elde edilecektir.

Diğer Röportajlar
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.