12 Aralık 2018 Çarşamba
Anasayfa > Roportajlar > DUMAN; Türkiye ile büyüyoruz
DUMAN; Türkiye ile büyüyoruz

DUMAN; Türkiye ile büyüyoruz

22.10.2015 15:05 12 14 16 18 yazdır
Beğeneceğinizi umduğumuz bu hafta ki yazımızda Memur Sen İl Temsilcisi Abdullah Duman ile yaptığımız söyleşiyi sizlere yayınlıyoruz.

PORTRELER

M. Hanifi AKSAKAL

eposta: mu.han.ak@hotmail.com

facebook:  https://www.facebook.com/muhanak

twitter: https://twitter.com/mhaksakal

Sendikalaştıramadıklarımızdanmısınız?

Şimdilerde yemek içmek kadar elzem veren bir gruplaşma?

Hakkınızı gasp edenlerle mücadele etmek için tabiri caiz ise en büyük koruyucunuz..

İşverenin kabusu memurun ve işçinin ise can yeleği diyebilirsiniz?

Bir zamanlar çok defa eleştiri oklarımın hedefindeydi sendikalar?

İşçiyi sömüren ve sendika ağalarının göbek ölçülerinin artmasına katkı sağlayan bir uygulamaydı bir dönemler düşüncelerim?

Yıllar geçtikçe aslında sendikalaşmanın önemi çok iyi kavranmaya başladı?

Tabi ki bende ki düşüncelerde değişti topyekûn?

Sendika, çalışanların ortak hak ve çıkarlarını korumak, sorunlarını çözmek için kurulmuş ekonomik öğeler taşıyan, devlet, siyasi parti ve iktidar örgütlenmelerinden bağımsız örgütlerdir.

Sendikalar sanayi devrimi sonrası ortaya çıkan çalışanlarla işverenler arasındaki güç eşitsizliğini ortadan kaldırmak için oluşturulmaya başlamıştır. Sendikal yapılanma öncesi iş koşullarına itiraz, yardımlaşma dernekleri ve meslek sandıkları aracılığıyla olmuştur. Bugünkü anlamda sendikal örgütlenme ise önceleri belirli niteliğe sahip çalışanların oluşturduğu ve meslek sendikaları olarak tanımlanan bir yapıdan, sonraları niteliksiz işçilerinde yer aldığı genel sendikalara doğru bir evrim geçirmiştir.

Sendikal yapı, iş yeri temsilcilikleri temelinde şekillenmektedir. Şube ya da bölge merkezleri çatısı altında birleşen bu birimler en üstte Genel Merkez çatısı altında toplanmaktadır.

Önyargılı olduğumu ve önyargılarımdan dolayı böylesi kanaatin hasıl olduğunu düşünenleriniz olabilir.

O yıllardaki düşüncelerim o yılların sendikal durumları ile alakalıydı?

Belediyelerde odacı görevi üstlenen biri sendikasında yönetiminde bulunduğunda bir anda altında

Mercedesler, BMV'ler, WW'ler le babasının malı gibi fink atıyordu adeta?

Geçmiş yılların aksine sendikalarda büyük değişimlerin olduğunu söylememiz mümkün.

Artık gerçekten işçinin ve memurun hakkını savunan onlar için en doğruyu düşünen kurumlar oldu sendikalar?

Son derece mütevazı ve olması gerektiği gibi?

Hoş 10 yıldan fazla süredir çalışanları sendikalardan daha da iyi düşünen bir siyasi erkin olduğunu da inkar edemeyiz?

Hal böyle olunca da pek fazla iş düşmüyor sendikalara?

Ama yinede günümüzde yukarıda zikrettiğim gibi yemek içmek kadar ihtiyacı hissedilir olan sendikaları görmemezlikten bilmezlikten gelemeyiz?

Bu arada gazeteci meslektaşlarımızın birçoğunun mesleğinin de Erzurum'da sendikaya ihtiyaç duyduğunu belirtmeden geçemeyeceğim?

Zira dünyanın en zor mesleğini icra ediyorlar?

Yazımın buraya kadar ki kısmından da anlayacağınız üzere aylar sonra 'PORTRELER' başlıklı yazı dizimizde bu hafta sizlere bir sendikacıyla olan söyleşimizi yayınlıyoruz.

Uzun yıllardır sendikacılık alanında başarısını perçinlemiş adından sıkça söz ettiren Memur Sen İl Temsilcisi Abdullah Duman'ın mütevazi kişiliğinin yanında mesleğinde ki başarısını sütunlarımıza konuk ettik.

Sendikal mücadelelerinden memleket meselelerine varıncaya kadar bir çok konuda samimi açıklamaların yer aldığı bu söyleşiyi nefeslerinizi tutarak okuyacağını ümit ediyoruz?

Memur Sen Erzurum İl Temsilcisi Abdullah Duman ile söyleşi

Sevgili okurlarımız uzunca bir aradan sonra 'PORTRELER' başlıklı yazı dizimizle yine sizlerle birlikteyiz. A'dan Z'ye farklı sektörlerden konu ve konuklarımızla yıllardır sizlerin beğenisine mazhar olmanın mutluluğu içindeyiz. Beğeneceğinizi umduğumuz bu hafta ki yazımızda Memur Sen İl Temsilcisi Abdullah Duman ile yaptığımız söyleşiyi sizlere yayınlıyoruz.

MİLLET EGEMENLİĞİ GASP EDİLDİ

Sayın Duman, öncelikle Memur Sen'in kuruluşundan biraz bahsetmenizi isteyeceğim. Hangi ihtiyaçla kuruluşu gerçekleşti. Kimler tarafından kuruldu

Memur-Sen, Yedi Güzel Adam'dan biri olan M. Akif İnan abimizin önderliğinde, kendisini bu ülkeye ve kadim medeniyet değerlerimize adamış bir avuç gönül adamı tarafından kuruldu. Akif Ağabey ve arkadaşları çok verimli olan bu topraklara tohum atıp gittiler.  Dediğimiz gibi, bu topraklar bile bağrına ekilen tohumlara ihanet etmezken, biz geçmişten günümüze bu ülkede çok ihanet gördük. Seçilmiş iktidarı 'Çevik' bir güçle görevden uzaklaştırdılar. Millet egemenliğini gasp ettiler. Yeniden Büyük Türkiye yolunda görev yapan hükümete kumpaslar kurdular. Eşi başörtülü olan birini Çankaya'ya çıkarmamak için muhtıralar yayınladılar. Adına Gezi deyip, ağaçları bahane ederek, şehirleri terörize etmek istediler. Adına yolsuzluk deyip, 17-25 Aralık'ta darbe girişiminde bulundular.

AKAN KANLARIN DURMASI İÇİN GÖNÜLDEN DESTEK VERDİK

Her ne kadar sendikalar siyasi düşüncelerden uzak olsalar da aslında siyasetin tam ortasında diyebilir miyiz?

28 Şubat'ta başörtüsü yasağını protesto edip, İstanbul'dan ülke geneline yayılan El Ele eylemlerini Memur-Sen organize etti. Memur-Sen, 27 Nisan E-Muhtırası'nda Ortak Akıl mitingleriyle darbelere ve darbecilere 'dur' dedi. Kamu Görevlilerine toplu sözleşme hakkı da getiren Anayasa değişikliği paketine 'Toplu Sözleşmeye de Toplumsal Sözleşmeye de Evet' diyerek yüzde 58 Evet oyu çıkmasına öncülük etti. Memur-Sen, akan kanın durması, anaların ağlamaması için başlatılan çözüm sürecine gönülden destek verdi. O tarihteki genel başkanımız, Akil Adamlar içinde yer aldı. Başörtüsü yasağının kaldırılması, katsayı engelinin tarihin çöplüğüne atılması bizim öncülüğümüzde gerçekleşti.

Varlığını teröre ve kan dökmeye borçlu olanlar, çözüm sürecine ihanet edince, barış çağrısıyla, birlik ve beraberliğin öncülüğünü yine Memur-Sen yaptı. Toplumsal mutabakatın yanı sıra, bin yıllık desende bir ve beraber yaşamayı sağlayacak reçeteyi yine Memur-Sen yazdı. Teröre Hayır, Kardeşliğe Evet yürüyüşü düzenlendi. Ülke genelinde 'Teröre Hayır' açıklamaları yapıldı.

BİZ NE KADAR BÜYÜK OLURSAK TÜRKİYE'DE O KADAR BÜYÜK OLUR

Sendikanızın asıl amacı gayesi nedir?

Biz büyük bir aileyiz. Doğusu ile batısı ile, Türk'ü ile Kürd'ü ile, Laz'ı ile Çerkez'i ile, Alevi'si ile Sünni'si ile biz gerçekten büyük bir aileyiz.  Bu büyük aileye yakışan da büyüklüğüne uygun davranmaktır.

Büyüklük, ahde vefa gerektirir. Büyüklük, ustalara sahip çıkmayı gerektirir. Büyüklük, milli egemenliğe sahip çıkmak için mücadele edene destek olmayı gerektirir. Büyüklük, Üstad Necip Fazıl'ın ifadesiyle, "Kim var diye sorulduğunda, sağına ve soluna bakmadan Ben Varım" diyebilmektir.  Ne kadar gür bir sesle haykırırsak, sesimiz daha uzaklara ulaşır. Ne kadar çok olursak, dostlarımıza güven, hainlere korku salarız. Biz ne kadar büyük olursak, Türkiye büyük olur. Türkiye'nin büyük olması umudunu ülkemize bağlamış ümmete yaşam kaynağı olur.

HEDEFİMİZ 1 MİLYON ÜYE

Üye sayılalarınızda artış sağlayabildiniz mi?

Onun için şimdi de 'Öncü Medeniyet, Güçlü Sendika, Büyük Türkiye İçin Hedef 1 Milyon Üye' diyoruz.

"28 Şubat'ın zifiri karanlığı çöktüğü mahşeri cümbüşçüler sokağı ısıttıklarında, ensemizde boza pişirdiklerinde, bu ülkeyi çöküşe götürdüğünde bizim ortaya çıkışımızın gerekçesi bir kez daha net olarak anlaşılmış ve Türkiye Memur Sen'sizliğin 18 bin üyeyle güçsüz olan bir Memur Sen'in işlevsizliğinin faturasını ödemiştir. 1 milyon 111'e koşamamanın faturasını ödemiştir bu ülke. Bu son derece önemlidir. Eğer bu kısımları anlamazsak bizim yolculuğumuzu anlamlandırmak çok mümkün değil. Çünkü o süreçte yaşadığımız temel acı Memur Sen'in güçlü olamamasından kaynaklandı. Memur Sen olsaydı o fotoğrafı yaşamayabilirdik tıpkı son 10 yılda 7 darbe girişiminin tamamında Memur Sen'in dalgayı kırması ve 'Kral çıplak' diyerek fotoğrafın gerçek yüzünü topluma haykırması gibi. Bu son derece önemli.

İNANÇLARIMIZLA DALGA GEÇTİLER

Geçmişte yaşadıklarımızdan ders alabiliyor muşuz?

"Bu ülkede bir daha üniversite kapılarının nizamiye, üniversite bahçelerinin kışla olmaması için. Hiçbir kızın, hiçbir kadının özgürlüğünün Genelkurmay kapısı dahil hiçbir yerde bir daha turnikelere sıkıştırılmaması için. Olimpos'ta tanrılar kurban istedi diye Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya gibi Anadolu çocuklarının bu ülkede bir daha savaş tanrılarına kurban edilmemesi için. Mamak'ın, Diyarbakır'ın insanlığın imtihan edildiği o cezaevlerinin bir daha bu ülkede yaşanmaması, 17 bin faili meçhulün ve asit kuyularının bu ülkenin bir daha kaderi olmaması ve kardeşlik sürecine, çözüm sürecine, kardeşin kardeşle kucaklaşmasına bu ülkede bir daha kurşun sıkılmaması için. Adaletin herkes için eşit olması, adaletin kimsenin zimmetine geçmemesi ve bu ülkede adaletin omuzdaki yıldızlarla ölçülmemesi için. Esrarkeşten şeyh, konsomatristen mesture üretip bu milletin inancıyla bir daha dalga geçilmemesi için. Bugünkü vesayet medyası kanalıyla toplumun bir daha manipüle edilmemesi ve bu ülkede bir daha rahmetli 'Savunan Adam'lara boncuk boncuk ter döktürmemesi için. 'Dünya 5'ten büyüktür' diyen ve 'Siz öldürmesini iyi bilirsiniz' diyen ve ortaya koyduğu iradeyle herkesin omurgasının sertleşmesine vesile olan insanlara bir daha diz çöktürülmemesi için. Hira Dağı'nın meftunlarının Olimpos Dağı'nın meczuplarına galip gelmesi için. Ay Işığında Sarıkızla birlikte millet iradesini kafeslemeye çalışan balyozcuların, paralelcilerin, dikeylerin, yatayların bir daha teneffüs imkanı yakalamaması ve bu ülkede demokrasinin han demokrasi değil tam demokrasi olması için. Onun için hepimizin üzerine düşeni yaparak, burada geldiğimiz sayının önemli olduğunu bilerek ama daha iyisi var her zaman, sınırı yok mükemmele varmanın zaman ne getirir bilinmez ama daha iyi olmalıyız .

AYRIŞTIRMADIK BÜTÜNLEŞTİRİCİ OLDUK

Memur Sen'in çalışanların hakkını korumak dışında sizce başka ne gibi görevleri vardır?

''Memur-Sen öncü medeniyet, güçlü sendika ve yeni Türkiye vizyonuna sahip bir idrak hareketidir. Memur-Senliler bizi biz yapan değerlerin yaşayıcısı, yaşatıcısı, sözcüsü çağın erdemliler hareketinin tutarlı, kararlı ve vakarlı öncüsüdür. Memur-Sen ailesi olarak her dönem, zeminde ayrıştırıcı anlayışlara karşı birleştirici ve bütünleştirici olduk. Bu yolda sorumluluk almaktan asla kaçınmadık. Etnik, mezhepsel, bölgesel ve ideolojik sendikacılık yerine hizmet, akademik, toplumsal ve değerler sendikacılığı yaptık. Erdemli yolculuğumuza kamu görevlileri, ülkemiz, milletimiz ve insanlık için hizmet üreterek devam ettik. Türkiye'nin en ücra noktalarına kadar örgütlüyüz. Dünyanın neresinde inleyen bir yer varsa oraya insanlık taşıyoruz.''

BİR DAHA KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK

Son zamanlarda Ttürkiye'de yaşanan terör olayları ve sokak eylemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Emeğin, ekmeğin, özgürlüklerin mücadelesini verdiklerini  "Ülkemizde istikrarın mutlaka korunması gerektiğini bilen insanlarız. Bir daha kaybetme lüksümüz yok. Alınan bütün kazanımlar bir düdükle son bulabilir. Tıpkı 5 Nisan kararlarında bütün kazanımların, birikimlerin bir kalemde bittiği o sıfır noktasına çekildiğimiz gibi", "Öncü Medeniyet, Güçlü Sendika, Büyük Türkiye, Hedef 1 Milyon Üye" sloganıyla  Türkiye'nin, önemli sorunların yaşandığı bir dönemden geçtiğini ve sağduyuyu asla elden bırakmamak gerektiğini  Kardeşliğimizi hedef alan yapıların 'taşeron örgütler' olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu GRUPLARIN hepsi maşa, uşak. Bunlar, bu ülkenin bin yıllık birlik ve beraberliğini parçalamak için her türlü kirli plana imza atanlar; nöbetleşe görev yaparak istikrarımızı ve birliğimizi hedef alanlardır. Bu saatten sonra güçsüz olma, dirayetsiz, kifayetsiz yönetimlerle yönetilme şansımız yok, kaybederiz"  Türkiye üzerinde günlük planların değil, bin yıllık planların devrede olduğuna dikkat çekmek istiyorum.

HERKES SORUMLULUK ALMALIDIR

Sizce bu bölücülüğün planlarını yok etmek için neler yapılmalı

herkesi bu planlara karşı uyanık davranmaya ve "Ülkemizde istikrarın mutlaka korunması gerektiğini bilen insanlarız. Alınan bütün kazanımlar bir düdükle son bulabilir. Tıpkı 5 Nisan kararlarında bütün kazanımların, birikimlerin bir kalemde bittiği o sıfır noktasına çekildiğimiz gibi. Millet iradesinin, milletin yanında durmaya devam edeceğiz. Büyümeye, ülkenin katma değerini büyütmeye devam edeceğiz." Hedef 1 milyon üye 850 bin üye sayısını geride bırakan ve bir milyon üyeyi hedefleyen bir teşkilat haline geldiğimizi Önümüzdeki yıl Mayıs ayında bir milyon üye sayısına ulaşacağımıza inanıyorum. Bu sadece başkanlarımızın üzerine düşen bir görev değil, herkes sorumluluk alacak ve bu hedefe ulaşmak için katkı verecek.

SENDİKA ÜYELERİMİZ KONUT SAHİBİ OLACAK

Sendika üyelerinizin konut sorunu konusunda girişimleriniz oldu. Bu konuyu biraz açar mısınız?

Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen'den üyelerimize 2000-2500 konut talebinde bulunduk. Başkan Sekmen'in verdiği olumlu cevaptan son derece memnun olduk. Başkanımız Memur-Sen'in konut talebine olumlu yanıt vererek, üyelerimizin ev sahibi olması için elinden gelen çabayı göstereceğini ifade etti. Üyelerimizin yıllardır hayali olan modern konutlara kavuşacak olmasından ötürü Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen'e Memur-Sen ailesi olarak teşekkür ediyoruz.

MEMUR-SEN BULUŞMALARINI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ

Son olarak neler söyleyeceksiniz?

Öncü Medeniyet, Güçlü Sendika, Büyük Türkiye İçin Hedef 1 Milyon Üye' için 22.10.2015 Perşembe günü il müftülük toplantı salonunda saat 18:30 da Büyük Memur Sen Buluşmalarının Erzurum etabını yapmış olacağız.proğrama Memur Sen Genel Başkan Vekili ve Sağlık Sen Genel Başkanı Metin Memiş;Kültür Memur Sen Genel Başkanı Mecit Erdoğan,Birlik Haber Sen Genel Başkanı Ömer Budak ve Sağlık Eski Bakanı Prof.Dr.Recep Akdağ ve çok sayıda davetliler katılacaklardır. Tüm halkımız davetlidir.

Diğer Röportajlar
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.