palandöken
23 Nisan 2018 Pazartesi
Anasayfa > Roportajlar > Kızım olursa hafız yapacağım
Kızım olursa hafız yapacağım

Kızım olursa hafız yapacağım

21.04.2014 16:13 12 14 16 18 yazdır
Korkmazlar Grup Yöneticilerinden Ertuğrul Cihangir Korkmaz, Erzurum için hayallerini anlattı.
PORTRELER
M. Hanifi AKSAKAL
mu.han.ak@hotmail.com

İŞ ADAMI OLABİLME SANATI
Birçok insanın yaşam tarzlarına gıpta ile baktığı ulaşılmaz gördüğü bir anda milyarlarca TL'yi kontrol eden iş adamlığı sanat olmaktan çok birazda mantık ile cesaretin harmanlanmasından meydana geliyor?
En azından ben öyle düşünüyorum?
Zira birkaç fakülte okuyarak onlarca dili bilerek kendini eğiten ve eğitimlerini dört dörtlük tamamladıkları halde işçi bulma kurumlarında iş kovalayanlar olduğu gibi,
Hiç eğitim almadığı halde bir anda birkaç yıl içerisinde ülkenin en başarılı işadamlarından hatta holding patronu olanlara rastlamak mümkündür?
Başarılı bir iş adamı olmak için iyi bir eğitim hem şart hem şart değil. Ama 20-30 şirketten sorumlu iseniz iyi bir eğitim şart. Çünkü her şeyi siz yapamazsınız.
Türkiye'de binlerce kişiye istihdam kazandıran Sabancı ve Koç holdinglerin yanı sıra yüzlerce şirketin doğuş hikayesini araştırdığınızda karşınıza çıkacak en önemli olgu cesaret ve azimdir?
Aylık sabit ücretlerle geçinen memur zihniyetini kabul etmeyip sürekli hep dahada fazlasını istemenin de başarıyı getiriyor?
Teknik anlatımları bir tarafa bırakıp Erzurum'da iş adamı olma sanatını ne kadar insanın tatbik ettiğini düşünün birazcık?
Birçok köşe yazımda sürekli olarak ifade ettiğim gibi bugün Erzurum'da dört işsiz bir araya gelince kahvehanede okey taşları arasında oksijen almayı tercih ederken, birçok ilde bu durum çok farklı?
Yüksek rakımın etkisi midir bilinmez Erzurum'da işsizliğin çok fazla olmasına rağmen işyerlerinde aylarca eleman ilanının asılı olduğuna şahit olursunuz?
Zira şehir insanı yapacağı işte buyruk almadan çalışmayı arzulamıştır?
Hal böyle olunca da buyruksuz iş bulamayacağı gibi kendisini idame ettirecek kabiliyete de haiz değildir?
Birçok meziyeti barındıran Erzurum insanın böylesine menfi yönlerini de görmezden gelemezsiniz?
Erzurum doğumlu ünlü sosyologlardan Üstün Dökmen'in çocuk yetiştirme ile ilgili önemli tespitlerinden birini paylaşmak istiyorum?
Ünlü sosyologa göre batı ile doğu illerindeki çocuk yetiştirme tarzları farklılık gösteriyor?
Öyle ki henüz yürümeye başlayan ve koltuğa tırmanmaya çalışan bir çocuğun hareketlerini takip ettiğinizde doğudaki ailenin o çocuğun tırmanma mücadelesinde hemen çocuğu alarak koltuğa oturttuğu tepkisinin sıkla karşılaşıldığı anlatılıyor?
Bunun yanında aynı eylemi yapan çocuğu çocuğu batı illerinde ki ailede ise düşe kalka kendi başına tırmanmasına varıncaya kadar sessiz olduğuna dikkat çekiliyor?
Sosyolog Üstün Dökmen, çocuğun gelişiminde her iki hareket tarzının doğru olmayacağı gibi neticelerinin de sakıncalı olacağına vurgu yapıyor?
Ailesinin desteği ile koltuğa tırmanan bir çocuğun ileriki yaşlarında bütün alacağı kararlarda ailesinin rızasını almadan hareket etmeyeceği gibi cesaret olgusundan da eksik olacağı düşünülüyor?
Bunun yanında çocuğun düşe kalka kendisinin koltuğa tırmanması için sessiz kalan ailenin de aynı paralelde cesur yetiştirdiği çocuğa sevgi eksikliği aşıladığı gerçeği ortaya çıkıyor?
O halde ne yapmalıyız? Yukarıda iki kutup halinde sergilenen ana baba tutumlarının her ikisinden vazgeçmekte, daha üst düzeyde bir etkileşime yönelmekte yarar vardır. Başka bir söyleyişle, batıdaki ana baba tavrını kopya etmeyelim; ama çocuklara aşırı karışma şeklindeki tavrımızı da sürdürmeyelim; yalnızca eksiğimizi belirleyip kendi tavrımızı geliştirelim.
Örneğin: Çocuğumuz hayatında ilk defa bir basamağa çıkmaya mi çalışıyor; düşecek gibi olursa tutabileceğimiz bir mesafeden izleyelim (koruyucu ana baba olmuş oluruz). Fakat çıkmasına karışmayalım (çocuğu "adam" yerine koymuş, ona güvenmiş ve kendi başına övünebileceği bir iş yapmasına izin vermiş oluyoruz). Basamağı çıkıp da sevinince çocuksu bir sevinçle katılalım, "aferin sana" diyelim, öpelim onu (çocuğa gerekli olan ana baba sıcaklığını vermiş oluruz)
Bir çocuğun geleceğine direkt yada endirekt olarak ailelerin etkisi tartışılmaz bir gerçektir?
Yapılması gereken çocuğun başarısızlıkların da mutlaka ailelerinde payı olduğu unutulmamalıdır.



KIZIM OLURSA HAFIZ YAPACAĞIM
Korkmazlar Grup Yöneticilerinden Ertuğrul Cihangir Korkmaz, Erzurum için hayallerini anlattı.


Sevgili okurlarımız Milletin Sesi gazetesinde devam ettirdiğimiz PORTRELER başlıklı yazı dizisi devam ediyor. Hemen her sektör ve meslekten kişileri konuk aldığımız yazı dizisinde bu hafta sizlere Erzurum ekonomisine 40 yıldır yön veren firmalardan biri olan Korkmazlar Grup yöneticilerinden Ertuğrul Cihangir Korkmaz ile başarılarının sırrını konuştuk. Yönetim Kurulu Başkanı Necati Korkmaz'ın da oğlu olan Ertuğrul Cihangir Korkmaz'ın adı özellikle gelecek yıllarda ki hayallerini bulacağınız söyleşimizi beğenerek okuyacağınızı ümit ediyoruz.

İSTANBUL BAŞLI BAŞINA BİR ÜNİVERSİTEDİR
Sayın Korkmaz öncelikle biraz kendinizden bahseder misiniz?

20 Eylül 1985 doğumluyum. Erzurum merkezde Gez Mahallesi doğdum büyüdüm. Eğitimime Güneş ilköğretim okulunda başladım sonra Anadolu liseleri sınavını kazanarak ortaokul eğitimi aldım. Ardından liseyi İzmir Yamanlar Fen Lisesi'nde eğitimimi sürdürdüm. Üniversiteyi ise İngilizce işletme bölümü ile tamamladım. Eğitimimi orda sonlandırdım diyemem çünkü yüksek lisans yapmayı düşünüyorum ama şuna inanıyorum hayatımın on iki senesini İstanbul'da öğrendim. İstanbul başlı başına bir üniversitedir. Pazarlama ürün tanıtımı hukuk dersleri gibi dersler aldımsa da istanbulda hayat dersi aldım.

AİLEM BENİM HERŞEYİM
Eğitiminiz dolayısıyla uzunca bir süre Erzurum dışında yaşamışsınız. Ailenizle olan ilişkileriniz nasıldır?

Babamla beraber çokça vakit geçirmediğimiz için ilişkilerimiz konusunda çok fazla detaylı konuşmak istemiyorum. Ailemle ilişkilerim sıcak ama ilişki tarzında değil. Çok inançlı olduğumu söyleyebilirim. Nerden gelip nereye gideceğimi bildiğim için dini ritüellere değer veriyorum.

NALBURLUKTAN HOLDİNGLİĞE
Korkmazlar Grup'un başarı hikayesini anlatır mısınız. Ayrıca sizin şirkette ki konumunuz nedir?

Henüz iki aydır Erzurum'da ve şirkette görev yapmaktayım. Fiili olarak şimdilik etkim söz konusu değil. Fakat halen asistanlık yapıyorum. Şirketimiz ilk olarak Kongre Caddesinde bir nalbur olarak başlamış. Sonra demircilerde semtinde (aslında kuyumculuk derler bu işe) demir satışı yapmışlar. Aynı oranla çalışır günlük borsası vardır ona göre satış vardır. Demirciler semtindeki dükkanın ardından şu anda Show Rom olan Migros karşısında ki Ege Seramik bayisi olan işyerimizi Adnan Polat açmıştı. İlk üretimimizi Pen atölyesi ele yaptık. Daha sonra beton santrali kuruldu. Ardı ardına gelen diğer üretimler başladı. Şu an da on farklı alanda üretim yapıyoruz. Beton, kilitli taş düz boru, yer altı imalatı, köşebent, delikli köşebent u profili, yapıştırıcı yapı kimyasalları gibi üretimleri gerçekleştiriyoruz.

KALİTEDEN ÖDÜN VERMEDİK
Başarınızın altında yatan en önemli faktör nedir sizce?

10 Beton Mikseri, 2 adet beton pompası ve 20 araçlık parkı ile sektörünü ilk ve öncü kuruluşu olan firmamız saatte 140 m3 hazır beton üretmektedir.TSE-ISO-K Belgesi alan firmamız hedefine emin adımlarla ilerlemektedir. Başlangıç faaliyetleri olarak Yapı malzemeleri sektörünü tercih etmiş, bu alanda uzmanlaşarak devamında Korkmazlar Beton, Korkmazlar Pen, Korkmazlar Demir, Vatan Boya ve Korkmazlar Satış ile sürekli büyüyerek inovatif proje ve çözümler için çalışmalarına devam etmektedir. Korkmazlar Grup bilgiyi en iyi şekilde kullanarak kullanıcı dostu ürünler üretmek ve bu ürünleri en ekonomik şartlarda müşterilerine ulaştırmayı kendine hedef edinmiştir. Projelerimizde ana ilke "Kullanım Kolaylığıdır". İlk projeden son projeye kadar bu ilkeye bağlı kalınmış, yapılan tüm ürünlerimizde bu özellikten dolayı övgü alınmıştır. Türkiye genelinde hizmet veren Korkmazlar Grup Şirketleri ağırlıklı olarak Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz de faaliyet göstermektedir.

AR-GE ÇALIŞMALARIMIZ HIZ KESMİYOR
Teknolojik gelişimleri takip ediyor musunuz?

Farklı teknolojileri takip eden yenilikçi firma anlayışı, Ar-Ge'ye verdiği önem ve ileriye yönelik çözümler ile katma değeri yüksek, sosyal fayda yaratan projelere imza atmıştır. İnsan kaynaklarına verdiğimiz önem her yıl hızla artan personel sayısı, kurum içi/dışı eğitim faaliyetleri ve kariyer planlaması ile ön plana çıkmaktadır. Yapı ve İnşaat sektörünün dinamik yapısı içerisinde yaşanan değişimlere uyum sağlayan genç ekibimiz ve inovatif çözümlerimiz ile müşterilerimizin hizmetindeyiz.
Türkiye'deki en zor sektörlerden biri olan Yapı ve İnşaat sektöründe bu ikiliyi elde etmek kolay değildir. Sektöre hizmet vermeye başladığımız ilk yıllarda üstlendiğimiz misyonumuz bugüne dek hiç değişmedi; "beklentileri karşılayacak ve daha fazlasını sunacak ürünler geliştirerek" kalıcılığımızı, saygınlığımızı ve itibarımızı korumak temel felsefemiz oldu.

BOYA SEKTÖRÜNDE GELİŞİM HEDEFLİYORUM
Şirketin yönetimine geçtiğinizde nasıl bir çalışma düşünüyorsunuz?

Şirketi devralmak gibi bir hedefim yok. Başka alanlarda uzmanlaşmak istiyorum. Şirketin kar marjlarına bakınca en yükseğini boyada görüyoruz. Boya dünya pazarında açık bir nokta. Dünya pazarından payımızı almalıyız. İlk hedefim Erzurum'da istihdam oluşturmak. Batıyı ele geçirmek için İzmir düşünüyorum.

MEYVE VEREN AĞAÇI TAŞLIYORLAR
Özellikle YİMPAŞ'ın Erzurum da ki inşaatından dolayı şirketiniz ile ilgili zaman zaman eleştiriler ve olumsuz iddialar ortaya atıldı. Bunlar hakkında neler diyeceksiniz?

Meyve veren ağaç taşlanır. Bu böyledir her zaman. Bugün benim gözümde Erzurum'un bir numaralı firması Karadayı Holding'dir. Çünkü kendi başına bir holdingdir. Onun hakkında bile o kadar dedikodular çıkarılıyor ki astı astarı olmayan. Erzurum dışında Trabzon'da yirmi senedir dağıtıcı firma olarak görev yapıyoruz. Bundan sonra inşallah farklı şeyler olacağını düşünüyoruz. Güneydoğu pazarına girmeyi düşünüyoruz.

YATIRIMLARI KLONLAMAK MARİFET SAYILIYOR
Son yıllarda hazır beton tesislerinin artması konusunda ki fikriniz nedir?

İnsanlar yatırım yapacakları mecrayı bilemedikleri için göz önünde bulunan şeylere heves edip yatırım yapıyorlar. Çok basit bir örnek vereceğim. Cumhuriyet iş merkezinde bir internet kafe açıldı bir yıl sürmekten o iş merkezi internet kafe doldu. Kır pideci açıldı ardından pidecilerin artışı önlenemedi.

2023 TÜRKİYE'NİN SIÇRAMA YAPACAĞI YIL OLACAKTIR
Erzurum'da inşaat sektörünü nasıl buluyorsunuz?

Türkiye için konuşmak istiyorum. Gelişmekte olan bir ülkeyiz. İnşallah 2023'de bu ülkenin uçacağını düşünüyorum. Enerji sektörüne atılmayı düşünüyorum. Gelecekte bu alanda yatırım düşünüyorum. Geceleri uyumadan bor madenlerini nasıl değerlendiririm diye sabahlara kadar uyamadan araştırmalar yapıyorum. Erzurum dendiğinde Palandöken aklıma geliyor. Palandöken'e yatırımları yeterli görmüyorum. Yeni gelen yönetimin ihmallere izin vereceğini düşünmüyorum. Mehmet sekmen ve bakan Efkan ala'nın çok verimli olacağı kanaatindeyim. Ben başbakanımı çok seviyorum her zaman destekliyorum. Kararlılığı ve tutarlı oluşunu diğer liderden farklı tutuyorum.

İKİ AYDA GEÇEN YILIN CİROSUNU GEÇTİK
Şirketinizin ekonomik profilinden bahseder misiniz?

Şöyle söyleyeyim iki ayrdır buradayım. Geçen yılın cirosunu şu anda yakaladık diyebilirim. Takım etkisini inkar edemeyiz. Beton kadrosu yenilenince bu başarı yakalandı. Geçen yıl 65 bin metreküp beton döküldü. Şu an ise 85 bin metreküp anlaşma yaptık.

İŞ HAYATIMDAN SIKILMAYA HAKKIM YOK
Boş zamanlarınızda sosyal yaşamınızda neler yapıyorsunuz?

Ben çok tek düze yaşan biriyim. Günümün çoğu şirkette geçiyor. O kadar güzel bir hayat yaşadım ki sıkılmaya hakkım yok. Geçmiş yaşantım artık sıkıcı gelmeye başladı. İnsanlar olgunlaştıkça zevkleri beklentileri değişiyor.

DUALARIN GÜCÜYLE BÜYÜYORUZ
Şirketinizin 40 yıllık başarısını neye bağlıyorsunuz?

Bu konuda düşünüp tartışıyoruz. Duaların gücüne inanıyorum. Bakıyorum dualar olmasa gerçekten başarı mümkün olmazmış. Yazın 250 kişi çalışıyor. Dolaylı çalışanlar ile birlikte 500 kişide öyle çalışıyor diyebiliriz. Binlerce kişi ekmek yiyor bu kapıdan.

ÇOCUKLAR SEVDİĞİ İŞİ YAPMALI
Çocuğunuz olsa gelecekte hangi mesleği seçmesini istersiniz?

Sevdiği işi yapmasını isterdim. Ben istemediğim hiçbir şeyi yapmadım hayatta. Eğitimlerimde de tercihlerim kendi rızam oldu. Kısmet olursa Haziran 18'inde düğün yapacağım. Kızım olursa hafız olmasını istiyorum. Oğlum olursa lise sona kadar her türlü donanımı yükleyip 18 yaşına vardığında kendi ayakları üzerinde durması için serbest bırakacağım. Ben hayata biraz erken ve donanımsız atıldım diyebilirim. 
Diğer Röportajlar
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.